2 Ağustos 2009 Pazar

BODRUM BULUŞMASI.

İncirler bahane, sohbet şahane...
Çilekli sahamızın müdavimlerinden Nurten hanımefendi ve dünürü İnci hanımefendi dün site komşumuz olarak Bodrum Yalıkavak' taki yazlığımıza ziyaretimize geldiler. Eşim onlara kahve yerine bahçemizin incirlerinden ikram etti. Seba sitesinde oturan Nurten hanımla yıllardır akşam yürüyüşlerim sırasında yolda karşılaşıyorduk ama bir türlü oturup sohbet edememiştik. Onlar yarın dönüyorlar. Raşit Yakalı

16 Haziran 2009 Salı

çiğ börek gönül dostları


Yalıkavak " Çiğ börek gönül Dostları" Çilekli Gönül Dostları Şubesi olarak açıldı. Fotoğrafta Açılıştan bir an görülüyor.Ev sahibesi Şükran -orhan Yasan çifti.

31 Mayıs 2009 Pazar

ŞAMPİYOOOOON: BE-ŞİK-TAŞ...

HEM KUPADA, HEM LİĞDE......
ŞAMPİYONLUĞU KUTLAYAN BEŞİKTAŞLILAR./ KARA KARTAL OLEY..../

Sahamızdan yeni kesitler.



Etkinliklerle sahamız güzelleşiyor...
Görevli akadaşımız diyor ki: " Amaaaa, etrafı kirletmeyelim."

Gülseren Kayalı hanımdan mesaj var.

ZİHİNSEL GÜÇ
Bir laboratuarda deney yapılıyor. İçinde bir büyük ve çokça küçük balığın olduğu kocaman bir akvaryum konuyor.Haliyle, büyük olan acıktıkçaküçükleri yiyor... Daha sonra akvaryumun ortasına dikey bir cam yerleştiriliyor, böylece akvaryum ikiye ayrılıyor. Büyük balık bir tarafa küçük balıklar da diğer tarafa yerleştiriliyor. Büyük balık cam bölmeyi geçmek ve küçük balıkları yemek için defalarca deneme yapıyor. Bu durum tam 28 saat boyunca sürüyor. 28 saatin sonunda büyük balık artık diğer tarafa geçmek için mücadele etmeyi bırakıyor. Deneyin sonunda cam bölme kaldırılıyor. O da ne!!! Büyük balık küçükleri yemek için hiçbir hamle yapmıyor. Saatler geçtiği hâlde onları yemediği görülüyor. Buna psikolojide 'Öğrenilmiş Güçsüzlük' deniyor.
İstatistiklere göre bir çocuk ergenlik yaşına gelinceye kadar ortalama 148.000 defa anne babasının, 'yapma; elleme, dokunma,'gibi sözlerini duyuyormuş. Böyle olunca da çocukta büyüyünce 'yapamama', 'edememe' özellikleri gelişiyor ve özgüvenini yitiriyor.

DEĞNEKTEN AT
İki çocuklu bir aile hafta sonunu piknik yaparak geçirmeye karar verirler. Piknik yerine vardıklarında anne yemeği hazırlarken,çocuklar babalarıyla birlikte yürüyüşe çıkar. Uzun bir yürüyüşten sonra oldukça yorulan küçük çocuk yalvarırcasına bakan gözlerle, 'Babacığım çok yoruldum. Lütfen beni kucağında taşır mısın?' der. Baba; 'Ben de yorgunum oğlum'' der demez çocuk ağlamaya başlar. Baba tek kelime etmeden ağaçtan bir dal keser. Dalı bıçakla biçimlendirip, çocuğa zarar vermeyecek biçimde yontar. Sonra dalı oğluna verir. 'Al oğlum, sana güzel bir at' der. Çocuk sevinçle dal parçasından yontulmuş ata biner ve sıçrayarak, ata vurarak annesinin yanına doğru gitmeye başlar. Babasını ve ablasını geride bırakmıştır bile...
Baba gülerek kızına: 'İşte yaşam budur kızım. Bazen zihnen ya da bedenen kendini çok yorgun hissedeceksin. İşte o zaman kendine değnektenbir at bul ve neşe ile yoluna devam et. Bu at, bir arkadaş, bir şarkı, bir çiçek, bir şiir yada bir çocuğun tebessümü olabilir.'

Değnekten atınız hiç eksik olmasın

27 Mayıs 2009 Çarşamba

Her nota bir gelecek..

Çilekli Gönül Dostlarından arkadaşımız Piyano öğretmeni Rozi anjel ve talebeleri 07 haziranda "GENÇ KIZ SIĞINMA EVİ"yararına bir piyano konseri veriyorlar. Rozi hanım bütün yürüyüş arkadaşlarını konsere davet ediyor..Orada buluşalım. / Bu bir davetiyedir./